Türkiye genelinde 36 şehirdeki 70 üçüncü basamak endokrinoloji merkezinden 4.956 tip 2 diyabetli bireyin değerlendirildiği TEMD-2 çalışması, TEMD-1’den yaklaşık 5 yıl sonra metabolik kontrol göstergelerini yeniden değerlendirdi. Bulgular, geçen beş yılda glisemik kontrolde beklenen iyileşmenin gerçekleşmediğini; hedefe ulaşan hasta oranı gerilerken ciddi kontrolsüzlüğün arttığını, komplikasyon yükünün yüksek seyrettiğini ve hipogliseminin hâlâ önemli bir klinik sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Amerikan Diyabet Derneği (ADA) ve Avrupa Diyabet Çalışmaları Derneği (EASD), erişkinlerde tip 1 diyabet yönetimine ilişkin güncellenmiş 2026 konsensus raporunu yayımladı. Rapor, sürekli glukoz monitorizasyon (CGM) ve otomatize insülin iletim (AID) sistemlerini tedavi yönetiminin merkezine yerleştirirken, teknolojideki ilerlemelere rağmen hipogliseminin önemli bir klinik sorun olmaya devam ettiğini ve bazal insülin seçiminin önemini koruduğunu vurguluyor.
Bu yazıda, konsensus raporunun günlük klinik pratiğe en çok yansıyan başlıklarını özetliyoruz.
Bazal insülin tedavisine rağmen hedefe ulaşamayan veya hipoglisemi yaşayan hastalarda, IGlarU300’e geçiş değerlendirilirken Türkiye’den gerçek yaşam verileri yol gösterici olabilir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yürütülen bu güncel ve bağımsız retrospektif çalışmada, IGlarU300 (Toujeo®; insülin glarjin 300 U/mL) tedavisine geçiş sonrasında HbA1c düzeylerinde düşüş ve hipoglisemi olay sıklığında azalma gözlenmiştir.